Zamanın adının zaman olmadığı zamanlardı o zamanlar...


Zamanın adının zaman olmadığı zamanlardı.
Çok çok azdı yeryüzünde kendilerine sonradan insan adı verecek olan canlılar.
O zamanlar hepsi Adem ve Havva’dan olma çocuktular.

"Kardeştiler, dosttular, arkadaştılar"

Zaman akıp geçti.
Hızla çoğaldılar.
Anne oldular, baba, akraba oldular.
Dünyanın dört bir yanına dağıldılar.

"Hepsinin tek vatanı dünya idi"

Zaman akıp geçti.
Zihinlerini düne dair bilgilerle doldurdular.
Bugünün tüm yükünü yarına taşıdılar, korkularına süreklilik kazandırdılar.
Korktukça, kurallar, yargılar, teoriler, ideolojiler yarattılar.
Herşeye önyargının, bir fikrin, bir inancın, geleneğin penceresinden baktılar, gerçeklikle olan bağlarını tamamen kopardılar.

"Kardeştiler hepsi, dünya vatandaşıydılar"

Ama bu gerçeği unutup kendilerini yaşadıkları topraklarla sınırlamaya çalıştılar.
Kendilerince sınırlar çizdiler, gruplar oluşturdular, kendilerine isimler koydular.
Ülkeler, ırklar yarattılar.
Millet oldular, devlet oldular.
Düne dair düşüncelerle dolu zihinlerini iyice karıştırdılar.

"Oysa sadece insandılar.Kardeştiler. Hepsi dünya vatandaşıydılar."

Zaman akıp geçti.
Birbirlerine tamamen yabancılaştılar.
Hep, zihinlerinin tuzağına düştüler, düşüncelerinin ağına takıldılar.
Kendilerini başkalaştırdılar, diğer insanları dışladılar.
Sinirlendiler, öfkelendiler, isyan ettiler, kızdılar.
Süreklilik kazandırdıkları korkuları yüzünden güç, iktidarın peşinde koştular. Lider olmayı arzuladılar.
Konuşmayı, dinlemeyi, anlamayı unuttular.

En sonunda da şiddete bulaştılar.
Silahlar ürettiler, birbirlerine kurşun sıktılar, bombalar yağdırdılar.
Savaşarak, öldürerek hiç kimsenin kazanma şansı yoktu, ama bunun bir türlü farkına varamadılar. Yok ettikçe, birlikte yok olmaya başladılar.

"Aslında sadece insandılar, kardeştiler hepsi, dünya vatandaşıydılar"

Hep bir değişim arzuladılar, ama arzuladıkları değişim için;
Olması gerekeni hayal etmek yerine olanla yüzleşmeliydiler, kim olduklarını anlamalıydılar, ama bu gerçeğin farkına bir türlü varamadılar.

22 Ekim 2007
Haşim Arıkan

0 yorum:

Yorum Gönder

Bu blogda yer alan tüm fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.
Copyright © 2006-2017 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

hasimarikan@hasimarikan.com